19 Ekim 2009

Bugün garip bi olay oldu.-Gerçi her gün olaylı geçiyor ya benimkisi- Hep muzur çocuk olmuşumdur. Hep sorularımla dikkat çekmişimdir ve "bu büyüyünce bilim adamı olucak" edasıyla bakılmıştır gözüme. Oysa ki, caanım izmir'de akşamleyin 169'u beklerken Sevinç'in önünde, 121 gelerek bindim 12 saatlik aralı derslerden sonra. Anlamsızca düşünmeye başladım. Beynim mi sulanıyor nedir. Otobüsten gelirken Bern'e döndüm ve sordum: "Gökyüzü neden mavi?" Anlamsızca suratıma baktı. Sonra omuz silkerek: "Bilmem" diye işaret etti. Bu soruyu hiç sormamıştım. Ufaklıklar hep sorardı, ben sormadım. Eksik gördüm kendimi. Niye bilmem. Bu bir egoistliğin verdiği sonuç mu, yoksa herkes mi böyle anlayamadım. Deniz maviydi, çünkü gökyüzünün yansıması denize vururdu. Ancak neden gökyüzü maviydi? Neden öğlenleyinde güneş tepedeyken kırmızı olmuyordu, veya sarı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder